Darwinizm, Darwinist diktatörlük tarafından 150 yıldır kapsamlı bir koruma altında bulunmakta, bazı devletlerin kanunları tarafından himaye altına alınmakta, teoriyi kabul edenler övülüp, teoriyi reddedenler işlerinden atılmakta ve,okullarda dayatma zoruyla okutulmaktadır. Dolayısıyla böyle bir ortamda bir kişinin Darwinizm'i reddettiğini açıkça ifade etmesi çok kolay değildir. Böyle kişiler; Darwinist telkinin yoğun etkisi altındaki insanlar tarafından aniden dışlanır ve uzaklaştırılırlar. İşte bu, Darwinist diktatörlüğün taraftarlarını kaybetmemek için kullandığı psikolojik caydırma metodlarının en başlıcalarındandır.

Hayatı boyunca evrim konusunda ihtisas yapmış ve profesörlüğe kadar yükselmiş bir kişinin, günün birinde Darwinizm'i reddettiğini, evrimin geçersizliğini gördüğünü açıklaması büyük bir olaydır. Eğer bir profesör artık evrimi reddettiğini açıklarsa; bütün kariyerinin sona ermiş olacağını, üniversitedeki popüler görevinden atılacağını, çoğunluğunu Darwinistlerin oluşturduğu arkadaş çevresinin büyük bir hızla kendisini terk edeceğini ve bunun yanında da oldukça yoğun bir aleyhte propagandaya maruz kalacağını da bilir. Bu her zaman böyle olmuştur. Daha önce örneklerini verdiğimiz profesörler tamolarak bu sebeple işlerinden ve yakın çevrelerinden olmuşlardır. Kimileri hakkında, tekrar iş bulamaması için internet üzerinden çirkin bir tanıtım kampanyası başlatılırken, kimileri işverenleri tarafından "entelektüel terörist" ilan edilmiştir.

Yıllarını bir evrimci olarak geçirmiş hatta bu yönde kariyer yapmış biri için evrim teorisini reddetmek bu kişinin yaşamında önemli değişiklikleri beraberinde getirir. Böyle bir kişi için Darwinizm'in beraberinde getirdiği tüm belalı ideolojiler bir anda geçersiz hale gelir. Komünistlik, ateistlik ve bunun gibi pek çok sapkın inancın bir anda hiçbir değeri kalmaz. Bir satanist Darwinizm'in geçersizliğini gördüğü anda onun için satanist olmanın bir manası yoktur artık. Acımasızca insanları katledebilen bir terörist, Darwinizm'in geçersizliğini anladığında bir anda yaptığı şeyin ne kadar mantıksız ve vicdansızca olduğunu fark eder. İnsanları öldürmeyi meşru kılan sapkın ideolojik dayanak, bir anda kül olup uçmuştur. Dolayısıyla Darwinizm'i reddetmek, hayatını bu sapkın ideolojiye dayandırmış olan insanların tüm bakış açılarını, tüm değerlerini, tüm yaşamlarını değiştirir.

Darwinizm'i reddedenlere yönelik bu dışlama politikası, Darwinistlerin sarıldığı belki de en etkili psikolojik silahlardandır. Bu dışlama politikasının kolaylıkla üstesinden gelemeyeceğini düşünen bazı insanlar inanmadıkları halde evrimci görünmeye mecbur kalmışlardır. Evrime inanmadığı halde evrim konferansları veren, mantıksızlığını bildiği halde bu yönde kitaplar ve makaleler yazan, tam tersini düşündüğü halde evrimcilerin bulunduğu ortamlarda teoriyi canla başla savunur gözükmek zorunda kalan çok fazla sayıda insan vardır. Allah'ın varlığını açıkça görüp anladığı halde ateist arkadaşlarının arasında bu düşüncesini dile getiremeyen kişilerin sayısı özellikle son yıllarda çok artmıştır.

Bu caydırma politikası söz konusu kişileri tedirgin etmemelidir. Çünkü Darwinist diktatörlüğün sözde hakimiyeti oldukça geçici, güçsüz ve zayıftır. Allah'ın vaadi gereği mutlaka batıl yok olacak ve Hak olan galip gelecektir. Asıl olarak şu bilinmelidir ki Allah, samimi olarak kendisine yönelen, vicdanına uyan, içinde bulunduğu toplumdan dışlanmayı göze alarak doğru ve Hak olanın savunuculuğunu yapan kişinin yanındadır. Galip gelecek olanlarmutlaka Allah'ın dostları olacaktır. Yüce Rabbimiz bir ayetinde şöyle bildirir:

Eğer Allah size yardım ederse, artık sizi yenilgiye uğratacak yoktur ve eğer sizi 'yapayalnız ve yardımsız' bırakacak olursa, O'ndan sonra size yardım edecek kimdir? Öyleyse mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etsinler.
(Al-i İmran Suresi, 160)